Tıp Öğrencisi Olmak
Share
Tıp öğrencisi olmak abartı olmadan söylenebilecek bir kıyaslamaya sahiptir. Hiçbir öğrenciliğe benzemez ve sizi sadece sizden olanlar anlar. Bu eşsiz durum sizi ayrıcalıklı yaparken günden güne bir yan etki geliştirip yalnızlaştıracaktır.
Ailenizdeki ister ilk doktor olun isterse üçüncü doktor olun tıp fakültesi kazanıldığı zaman iftihar etmemek gururlanmamak elde değildir. Babanızın, annenizin, teyzenizin, dayınızın ve babannenizin hatta üçüncü sıradan teyzenizin yeğeninin eşi dahi ailede bir doktor var diye içinde mutluluk yaşar. Böyle bir heyecan getirir herkese.
İlk gün tüm heyecanınızla girdiğiniz amfide çevrenizdeki herkesin sizin gibi olduğunu fark edersiniz. Dış dünyada doktor oldu bizim çocuk cümlesi bir anda ayakları yere basacak bir gerçek fark eder. Ben daha minik bir öğrenciyim sınavlarım derslerim olacak ve arkadaşlarım da benim gibi bu sürece sahip, bir yerde daha sıradan bir konumlandırma bir yanda artık yalnız olmadığınızın sevinci vardır.
Birinci sınıfın ilk komitesini hala hatırlarım. Son sınavımı hatırlamakta biraz zorlanıyorum hangi stajdı bilmiyorum. Ama 18 yaşında başlayan ve 23 yaşında biten tıp fakültesinde her sınav stresli her sınav zorlu ve her sınavın bir götürüsü oldu. Geriye dönüp baktığımda sabahladığım geceleri, sınav sabahları yaşadığım gerginlikleri ve bu çileye eşlik eden meslektaşlarımı hala hissediyorum.
Yıllar geçince neler neler yaşayacağımı bilmeden tüm istek ve arzumla doktor olmak için çabaladığım o saf temiz yılları seviyorum. Bir adanmışlık ve çok güçlü bir motivasyona sahiptim. Kim ne derse desin ben bu mesleği seveceğim kim ne yaparsa yapsın ben mesleğime inanacağım…
O küçük tıp fakültesindeki çocuğa selam verirken, motivasyonunu inancını yitirmeyen meslektaşlarıma selamlar olsun.